SON DAKİKA

En Son Nokta

Bahçeli’den İstanbul kararı: Seçim gününe kadar…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşma yaptı. Bahçeli, “Seçim gününe kadar karargahımızı İstanbul’da kuracağız. İstanbul’a mitili atacağım. Tüm imkan ve gücümüzle İstanbul’da çalışacağız” dedi.

Bahçeli’den İstanbul kararı: Seçim gününe kadar…
Bu haber 08 Mayıs 2019 - 18:06 'de eklendi. 424 kez okundu.

Bahçeli, partisinin Meclisteki grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul seçimlerine ilişkin kararına yönelik eleştirisi üzerine, “AKP’ye vefasızlık yapıyor ama MHP’nin  politikasına da hiç olmazsa saygı duysun.” dedi.

Konuşmasında dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili bir çağrısının olduğunun hatırlatılmasının ardından “Bunu biraz daha açabilir misiniz?” sorusu  üzerine Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son günlerdeki  konuşmalarının siyasi üslupla edep ve terbiye ile bağdaşmadığını belirtti.

Kılıçdaroğlu’nun çok ileri konuştuğunu, konuları çok saptırdığını ve  konuşmasının hakaret içerdiğini ifade eden Bahçeli, “Yedi tane YSK üyesini isim  isim belirtirken arkasında da çete sıfatıyla nitelendirmesi yakışık olmamıştır.  Bazı konuşmalarında suç unsuru olduğu kanaatindeyim. Eğer bunlardan haklı olup  olmadığı iddiasını taşıyorsa kendisi müracaat etsin, dokunulmazlığın kaldırılması  talebinde bulunsun. Ben de ilk olarak dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oy vereceğimi ifade ediyorum.” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘görüşelim’ ifadesinde bulunmuştu.  Şu ana kadar herhangi bir randevulaşma oldu mu?” sorusuna karşılık da Bahçeli,  “Daha bir gün oldu.” yanıtını verdi.

11. CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’ÜN ELEŞTİRİSİ

Bahçeli, bir gazetecinin “367 benzetmesi geldi eski Cumhurbaşkanı  Abdullah Gül’den. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?” sorusuna şu cevabı  verdi:

“Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Twitter’deki mesajını okudum. 367  ile ilgili olarak o dönemin Yargıtay Başsavcısı ile aynı çukura girmeleri  inandırıcı değildir. 367 tezini ortaya koyup, kendi cumhurbaşkanlığını  engellemeye çalışan bir zatın görüşünü şimdiki ile ilişkilendirerek ‘iki üzüntü  yaşadığını’ söylemesi doğru değildir. 367 riskini 71 milletvekili ile aşan,  kendisinin cumhurbaşkanı olması için 3. turu deneyen bir siyasi partinin Genel  Başkanı olarak söylüyorum: AKP’ye vefasızlık yapıyor ama MHP’nin politikasına da  hiç olmazsa saygı duysun.”

“TARTIŞMA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ ÜZERİNEDİR”

YSK’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimin iptali ve  yenilenmesine ilişkin kararında, ilçe belediye başkanlıkları, belediye meclis  üyelikleri ve muhtarlık seçimlerinin iptalinin neden yer almadığı sorusuna da  Bahçeli, “Böyle bir itiraz söz konusu olmamış. 39 belediyenin içerisinde de çok  sayıda Cumhur İttifakı ve özellikle AKP’li belediye başkan adayları kazanmış.  Onlara itirazı kendileri yapsınlar, yeniden sayılsın. Ama tartışma büyükşehir  belediye başkanlığının üzerinedir. Mazbatayı erken alıp Atatürk’ün Anıtkabir’ine  gidip orada defter imzalayanlar sonuca da katlanacaklar.” değerlendirmesinde  bulundu.

BAHÇELİ’NİN GRUP TOPLANTISI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cumhur İttifakı Türk  milletinin ta kendisidir, ruh kökünün mümtaz bir tecellisidir.  Cumhur İttifakı  Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbal meşalesi, istiklal nişanesidir. Bu meşaleyi  söndürmeye, bu nişaneyi imhaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada,  ramazanın mübarek olmasını dileyerek, bu kutlu ayın milli diriliş ve manevi  toparlanmanın müjdesi, müstahkem bir uyanışın habercisi olmasını temenni etti.

Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyacı olduğunu belirten Bahçeli, “Sıkılı  yumruklar açılmalıdır. Gerginlikler azaltılmalıdır. Gerilimler hafifletilmelidir.  Gönüller alınmalı, dargınlıklar bir kenara atılmalıdır.” diye konuştu.

31 Mart’taki yerel seçimin kazananının açık ara farkla Cumhur İttifakı  olduğunu dile getiren Bahçeli, “Bu gerçeğin inkar ve ihlali mümkün değildir. MHP  saygıya, takdire, tebriğe layık müstesna bir başarıya imza atmıştır.” ifadesini  kullandı.

Yüksek Seçim Kurulunun 6 Mayıs 2019 tarihinde İstanbul seçimleri ile  ilgili haklı ve meşru itirazları görüştüğünü ve adaletli bir kararla milletin  yüreğine su serptiğini söyleyen Bahçeli, “YSK, oy çokluğuyla hakkın, halkın ve  hukukun tercümanı olmuştur. YSK’nin söz konusu kararına elbette tartışmasız saygı  duyuyoruz, herkesten aynı tavır ve ahlaki tutarlılığı bekliyoruz. YSK’nin vermiş  olduğu kararı alenen karalamak, çarpıtmak, darbe olduğunu söylemek, kurul  üyelerine çete üyesi, hukuk cinayeti işlediler gibi itham ve iftiralarda bulunmak  kirli bir ağızdır, yanlı bir bakıştır, yanlış bir değerlendirmedir, sakat bir  zihniyetin sızlanmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu

“BUNLARIN ALAYINA YETERİZ”

Bahçeli, 31 Mart’tan sonra Cumhur İttifakı’nın bulanmasını,  budanmasını, karışmasını hatta kopmasını arzulayan müfsit ve münafık çevrelere  adeta cesaret geldiğini ifade ederek “Görülen odur ki zillet cephesine figüranlık  yapanlar beklenen tepkilerini  peş peşe vermişlerdir. Sanki saklandıkları  deliklerine çomak sokulmuş, sanki can havliyle dışarı fırlamışlar, ardından da  fitne oklarını fırlatmaya başlamışlardır. Bunlar mayalarına ve mizaçlarına uygun  olanı yapmışlardır. Aslında bu kimliksizlere çok görmüyoruz. İçtikleri süt neyse  onun gereğini yapmışlardır.” dedi.

“Zannederseniz ortada büyük bir sorun var da gizleniyor, üzeri  örtülüyor. Zannederseniz Cumhur İttifakı tutmamış, sandıkta istediği sonuca  ulaşamamış.” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Meğerse ne kadar da Cumhur İttifakı nedeniyle kuyruk acısı çeken  varmış, ne çok müptezelin karın ağrısı bulunuyormuş. Bunlar, günlerce utanmadan,  sıkılmadan, ar damarları çatlamışçasına MHP ile AK Parti arasında bir sorun  varmış gibi yazıp çizdiler. İttifakın AK Parti’ye yaramadığını, MHP’nin AK  Parti’nin altını oyduğunu hayasızca iddia ettiler, ahlaksızca ileri sürdüler.  Durmadılar, Cumhur İttifakı bitti bitiyor yaygarası kopardılar.”

Bahçeli, şunları kaydetti:

“MHP’nin oy oranı yüze 18,81 ise AK Parti’nin de yüzde 35’tir dediler.  Halbuki il genel meclis seçiminde MHP’nin oyu yüzde 18,81; AK Parti’nin ise yüzde  41,61’dir ve iki partinin toplam oyu yüzde 60,42 düzeyindedir.  Bu yalın gerçeği  görmediler, göremediler, bir bakıma çılgına döndüler. 31 Mart’ta partilerin dün  ile bugün arasındaki oy oranları arasında yapılacak en sağlıklı mukayesenin,  nitekim gerçek temsil güçlerinin il genel meclis seçiminden almış oldukları  sonuçlar olacağına akıl erdiremeyenler çürük ipte cambazlık yapmaya özenen  gafillerdir. Bir ara ‘Kum torbası değilim’ çıkışıyla rest çeken, sonra da Cumhur  İttifakı’nı kast ederek ‘Mezara kadar sözünü en azından pazartesiye kadar  değiştirmek lazım.’ diye çıkıntılık yapan zat bunlardan birisidir. Gıybet borsası  kuruldu, dedikodu hissesi tavan yaptı. Bu sefiller, fitneye kucak açıp, fazilete  sırt döndüler. Karanlığa saklanıp aydınlığı taşa tuttular. Maske takıp melaneti  tırmandırdılar, zemzem diye zehri sundular.

Bilmeyen varsa yeniden söyleyeyim, Cumhur İttifakı Türk milletinin ta  kendisidir, ruh kökünün mümtaz bir tecellisidir. Cumhur İttifakı Türkiye  Cumhuriyeti’nin istikbal meşalesi, istiklal nişanesidir. Bu meşaleyi söndürmeye,  bu nişaneyi imhaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Cumhur İttifakı siyasi  ahlakın simgesi, milli duruşun sinerjisi, 82 milyon Türk vatandaşının kaynaşma ve  kucaklaşma siperidir. Cumhur İttifakı’nın bozulmasını dileyen, bunu bekleyen,  bunun için faaliyet halinde olan kim varsa herkes bilsin ki karanlık ve kuytu  köşelerde barınan, bir vesileyle tutunacak dal arayan devşirilmiş  namertlerdir. Bunlara şerefiniz kadar konuşun desek, emin olun ki ömürleri  boyunca tek kelime edemezler, etmeye takatleri yetmez. Biliyor ve inanıyoruz ki  fitne fesada bürünmüş insanlar iblisin yeryüzü suretleridir. Cumhur İttifakı’nın  muhkem ve muteber sireti, bu iblis suretlerini her aşamada göğüslemeye, her  seviyede karşılamaya irade kuvvetiyle vardır, sonuna kadar da hazırdır. Cumhur  İttifakı’nın çözülmesini umanlar, Türkiye’yi çöküşe sürüklemek isteyen  odaklardır. Allah hakim, millet şahittir ki biz bunların alayına yeteriz.”

“VATANA İHANET ÖLÇÜSÜNDE BİR SUÇ”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye’yi ekonomik darboğaza çekmek  isteyen fırsatçıların, kirli odakların, zulüm ortaklarının devrede olduğunu  belirterek döviz kuru üzerinden Türkiye’nin tehdit edildiğini söyledi.

Ekonomik operasyonun siyasi kumpasa eşlik ettiğini dile getiren  Bahçeli, “Döviz kurunu bombaya çevirip refahımıza, büyümemize, ekmeğimize,  geleceğimize direkt atanlara alkış tutmak, siyasi amaçlarla onların sözcülüğüne  soyunmak vatana ihanet ölçüsünde bir suçtur.” dedi.

Türkiye ekonomisini hedef alanlara çıtını çıkarmayıp “Batıyoruz,  bitiyoruz, tükeniyoruz” diyenlerin kesinlikle iyi niyetli olmadıklarını  vurgulayan Bahçeli, “YSK’nin İstanbul seçimlerini görüşmeye başladığı andan  itibaren yükselen döviz kuru, inen borsa endeksi neyin mesajıdır? Türkiye’ye ne  söylenmek istenmektedir?” diye sordu.

CHP’nin, İYİ Parti’nin, HDP’nin eşzamanlı olarak ekonomik  teröristlerin dolduruşuna gelip Türkiye’nin karşısında mevziye girmelerinin  sadece utanç vesikası değil “işbirlikçilik, ihanete yataklık, ilkel bir politik  dürtünün eseri” olduğunu belirten Bahçeli, “Türkiye vahşi bir saldırı altındayken  buna duyarsız kalmak, bir adım ötesine geçip ekonomik tetikçilerle paslaşmak;  dahası biber, patlıcan, patates edebiyatıyla işsizlik istismarı yapmak  çarpıklıktır, vicdanen kiralanmadır.” diye konuştu.

“CANSA CAN, KANSA KAN…”

Türkiye’ye yönelik tehdit dalgasının büyüdüğüne dikkati çeken Bahçeli,  şunları söyledi:

“S-400 Hava Savunma Sistemi alacağız diyoruz, ‘Alamazsınız,  yapamazsınız, bedeli ağır olur.’ diyorlar. ‘F-35 savaş uçağının üretim sürecinde  varız, dördünü de aldık.’ diyoruz, ‘S-400’den vazgeçmediğiniz takdirde uçakları  uçuramazsınız.’ diyorlar. Ya F-35 ya da S-400 dayatmasıyla sabrımızı test  ediyorlar. Bir yanda ‘NATO üyeliğinden çıkartırız.’ tehdidiyle irademize pranga  vurmaya çalışıyorlar, diğer yanda 4-5 Nisan 2019’da Washington’da düzenlenen 70.  NATO Zirvesi’nde sevimlilik gösterisi yapıyorlar.

‘FETÖ terör örgütüdür, FETÖ elebaşını bize verin diyoruz.’ Ne var ki  FETÖ’cüleri dini baskıya uğrayan Sünni Müslümanlar olarak tanımlıyorlar. Doğu  Akdeniz’de, ‘Türkiye kendi kıta sahanlığı içinde sondaj faaliyetleri yapar.’  diyoruz, hak ve yetkileri olmadığı halde deniz sınırlarının nereden geçeceğini  açıklayıp Rumların yanında hizalanıyorlar. Bununla da yetinmeyip Doğu Akdeniz’de  önümüzü kesmek için plan üstüne plan yapıyorlar. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik  Politikası Yüksek Temsilciliği, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yürüttüğü sondaj  faaliyetini durdurması yönünde haksız ve mesnetsiz çağrıda bulunuyor. ‘Türk  tarihinin hiçbir döneminde soykırım yoktur, 1915 olaylarına soykırım demek tarihi  çarpıtmak, Türk milletine ihanettir.’ diyoruz, bir tarafta büyük felaket  ucubesini dillendirip diğer tarafta sözde soykırım anma günleri  düzenliyorlar.

Berat Kandili’ni idrak ettiğimiz 19 Nisan 2019’da dört kahramanımızın,  ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde, ‘Azez’de, Hakkari’de ve Şırnak’ta sekiz  kahramanımızın hayatlarına kasteden hain ve bölücü terör örgütleriyle aranıza  mesafe koyun, terörle mücadelemize destek verin.’ diyoruz, duymuyorlar,  umursamıyorlar. Aziz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.  Diyorum ki terörle mücadelenin bedeli ne olursa olsun sonuna kadar, gittiği yere  kadar, dibine kadar sürdürülmeli, ihanetin kökü kurutulmalıdır. Karşımıza kim  çıkıyorsa çıksın, teröristlerin arkalarında kimler duruyorsa dursun, hepsine  hodri meydan. Cansa can, kansa kan, bedelse bedel, bu vatana, bu millete, milli  bekaya feda olsun.”

“ÜÇ MAYMUNU OYNUYORLAR”

“Bütün bu gelişmeler karşısında ABD ve diğer muhasım ülkelerle nasıl  dost ve müttefik olacağız?” sorusunu yönelten Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Özellikle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler tarihinin en kötü  seviyesindedir. Çoklu sorunlar iki ülke arasındaki irtibat ve temasları kırılma  noktasına kadar bükmüştür. ABD, Türkiye’ye karşı psikolojik harp taktikleri  uygulamaktadır. Bu ülke açık değildir, dürüst değildir, mert değildir, adaletli  değildir, tutarlı değildir, samimi hiç değildir. Türkiye’yi NATO üyeliğiyle  tehdit etmek, ekonomik yaptırım mesajlarıyla baskı altına almak düşmanlık ötesi  bir uygulamadır.”

CHP, İYİ Parti ve HDP’den ABD’ye karşı en ufak eleştiri gelmediğine  işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“S-400 konusunda bile ABD’nin yanında duracak, gönüllü propagandasını  yapacak kadar Türkiye’ye yabancı kalmışlardır. Bunlara zillet diyorsak boşuna  değildir. Cumhur İttifakı’na dil uzatan ahmakların emperyalizme itirazları  neredeyse yoktur. Üç maymunu oynuyorlar. Keçeyi suya salmışlar, farkında  değiller. Milli vicdanda hüküm giymişler, haberleri bulunmuyor. Türkiye  düşmanlarına göz kırpandan, gevşek durandan milli bir tepki duyulamaz, vicdanlı  bir tavır görülemez, bu vatana, bu millete sadakat hissiyatı asla bulunamaz.”

“CHP ve peşine taktığı çıkar ortakları İstanbul seçimlerine hile  karıştırmışlar, organize usulsüzlüklerin faili olmuşlardır.” ifadesini kullanan  Bahçeli, sandık kurullarının oluşumunda büyük sorun ve şüpheler oluştuğunu  söyledi.

CHP’nin parti yöneticilerinin YSK’nin son karar için toplanacağı  pazartesi gününe kadar tehdit edici, terbiye dışı ifadelerle son kozlarını  oynadıklarını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

“CHP Genel Başkanı da dünkü grup konuşmasını perişan bir ruh haliyle  yapmış, ipliği pazara çıkan, foyası ortaya dökülen bir zihniyet eşliğinde  gerçekleştirmiştir. Konuşmasının bir yerinde, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul  Büyükşehir Belediyesi tabelasına Türkiye Cumhuriyeti’ni eklediğini ifade etmiş,  bunun da bana kapak olduğunu söylemiştir. Sevsinler senin kapağını. Aferin çok  güzel laf ettin, boynuna berat belgesini asarsın artık. Sayın Kılıçdaroğlu  bilesin ki kaynayan kazan kapak tutmaz, gazozuna oyun olmaz, şayet oynamaya  kalkarsan aklın başından gider. Sana kapak çoktan oldu ya duymadın ya da  duyurmadılar, geçmiş olsun. Laf dedi döndü kasnak, söz söyledi oldu eski çamlar  bardak. Sayın Kılıçdaroğlu, kapak resmi sevilerek alınan kitap gibisin, dışın hoş  gibi, duruşun loş gibi, için bomboş.

CHP Genel Başkanı ve sözcüleri her şeyi yanlış anlıyor, atı arabanın  ardına koşuyorlar. Önde TC tabelasını asarlar, arkada ‘YPG bize mi saldıracakmış’  diyerek tıkır tıkır karanlık işlerine bakarlar. Önde şehit cenazesine katılırlar,  arkada şehit yakınlarına terörist iftirası atarlar. Ön tarafta TC tabelasını  koyarlar, arkada HDP’yle buluşurlar, Kandil’in destek mesajından mutluluk  duyarlar. Önde Kuvayımilliye pozu verirler, arkada ‘kuvayımelanet’e kucak  açarlar. Çünkü önde başka, arkada başkalar. Önce TC’yi asarlar, sonra da hıyaneti  askıya çıkarırlar. Diyorum ki sizin neyinize Türkiye Cumhuriyeti, varın gidin  zilletin neferleri.”

“İSTANBUL KANUNSUZLUĞA TESLİM EDİLMEMİŞTİR”

Bahçeli, YSK’nin iddiaları araştırmasından CHP’li yöneticilerin neden  telaşlandığını sorarak, “Nedir onları korkutan, gocunduran? CHP Genel Başkanı  niye öfke patlaması yaşamıştır? İP’in başındaki şahıs niye su  kaynatmıştır? HDP’yi hoplatan nedir? Adaletin yerini bulması sağlanmasın mı?”  diye konuştu.

“Çok şükür YSK yapılan itirazları görüşmüş, oy çokluğuyla İstanbul  Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesine karar vermiştir.”  ifadesini kullanan Devlet Bahçeli, YSK’nin kararına “akıllara ziyan ve darbe”  diyenlerin “asıl siyasi cuntacı, gerçek sicilli darbe severler” olduğunu  belirtti.

YSK üyelerini isim isim hedef gösterip “çete mensubu, satılık adamlar,  kul hakkı yiyenler, hukuk cinayetinin failleri” diyen kim varsa “millet hasımı,  itibar celladı, demokrasi hazımsızı” olduğunu söyleyen Bahçeli, “İstanbul,  kanunsuzluğa teslim edilmemiştir. Vakit, seçimlerin yenilenme vaktidir. Bütün  tartışmalar bitmiştir. Herkes YSK’nin kararına saygı göstermelidir. Bir arpa boyu  yol alamamaktan bahsedenler art niyetlidir, sinsi hesap peşindedir. Hiç kimse  ateşle oynamaya kalkışmamalıdır. 23 Haziran’da milli iradenin tam, eksiksiz,  hilafsız ve hilesiz sandığa yansıması hepimizin boynunun borcudur.” diye konuştu.

Seçim gününe kadar karargahı İstanbul’da kuracaklarını açıklayan  Bahçeli, “Bilinsin ki İstanbul’a mitili atacağım. Bütün teşkilatlarımızla, bütün  imkan ve gücümüzle İstanbul’da çalışacağız, İstanbul’un geleceğini heba ve israf  ettirmeyeceğiz. İnanıyorum ki Cumhur İttifakı hukuka uygun, şeffaf ve temiz bir  seçimle İstanbul’da hak ettiği başarıya inşallah ulaşacaktır.” dedi.

Bir cümle kurmak istediğini dile getiren Bahçeli, konuşmasını “Yargıya  çete diyen sözde bir partinin genel başkanı sıfatını taşıyan ve milletvekili olan  sana sesleniyorum, gel dokunulmazlığın kaldırması için bir talep ver, ‘ilk oyu  ben vermezsem namerdim’ diyorum.” diyerek bitirdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA