SON DAKİKA

En Son Nokta

İNSANLIK TARİH BOYUNCA SINANMIŞTIR..!

Aciziz beşeriz kusurluyuz başımıza her hal gelir ama yüreğimizde ki ülkü kavi oldukça hiç bir şeyden korkmayız. Kavi tuttuğumuz o ülkü bizi yarına çıkarır. Eğitimci, Mustafa Oktay Düz yazdı…

İNSANLIK TARİH BOYUNCA SINANMIŞTIR..!
Kategori: Genel - Bu haber 7.632 kez okundu.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.

Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele! Bakara-155

Gece vakti de akletmez misiniz? Saffat-138

Efendimiz Aleyhisselam der ki; ayakkabımın bağcığını kaybetsem kuranda ararım. Oysa ki Kuran’ın hiç bir ayetinde peygamberin bağcığı nerededir söylenmez.  Bu sözün tahlili çok sayfalar gerektirir, anlamı ve tefsiri üzerine onlarca kitap yazılır. O sözle anlatılmak istenen şeyin özü ayetlerden dersler çıkarın, akledin ve hayatınızın merkezine alın. Ailenizle, komşularınızla ve arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi yada başınıza gelen her hangi bir olayı hayatınızın merkezine aldığınız akılla, ilimle düşünün, bu bilinçle hareket edin demek ister.

İnanan insanların tarih boyunca sınandıkları şeylerden biri de yokluk ve sabırdır.

Coğrafya maalesef kaderdir. Bu coğrafyada ateş çemberinin ortasında bulunmak ve bunu bu zamana kadar en ufak badirelerle atlatmak yer yiğidin (ülkemizin) harcı değildir. Şimdi ise belki de en ağır imtihanı veriyoruz. Ülkenin içine düşmüş olduğu durum ekonomik parametrelerle izah edilemez haldedir.

Her yüz yılın başında olduğu gibi kartlar yeniden dağıtılıyor. 1800’lü yıllarda özellikle ilk çeyreğinde çok önemli olaylar yaşanmıştır. Hemen hemen her kıtada savaşlar, isyanlar vardır. Örneğin; Napolyon savaşları, sırp isyanı, Haiti’nin bağımsızlığını ilan etmesi, meşhur 93 harbi.

1900’lü yılların hemen başında 1.dünya savaşı,  lakin istediğini alamayanlar maalesef 2.dünya savaşını da başlattılar. Bu savaşlardan sonra bizlere bir harita ve bir kader çizmeye kalkıştılar. Diğer ülkelere sömürüyü, kurtuluş savaşından sonra bizleri sömüremeyeceğini anlayan tırnak içinde kendilerini küresel sistemin sahipleri zannedenler bizim ülkemize ise hegemonya kurmayı yeğlediler.

Nedir bu hegemonya, milli ve yerli savunma sanayide,  yerli otomobilde, teknolojide ve tarımda üretim yapmayacaksın dediler. En ufak bir yükselişte ise  dolarla, stokçulukla bu ülkeyi Demirel’in deyimiyle 70 cente muhtaç ettikleri zamanlar oldu.

Hatırlayalım 1970’li yılların sonuydu. Demirel başbakan… Ve Türkiye dövizsizlikten kıvranıyor. Piyasada mal yok. Deterjan, ampul, yağ, hiçbir şey bulunmuyor. Her benzincinin önünde kilometrelerce araç kuyruğu… Hacılar hacca gidecek, onlara döviz verilemiyor. Döviz alamayan hacılar Ankara’da, Atatürk Bulvarı’nda protesto yürüyüşü yapıyor. Başbakan Demirel kızgın.

‘‘Türkiye 70 cent’e muhtaçken hacılara 70 bin dolar para verdik. Daha ne verelim.’’

İşte, o ünlü ‘‘70 cent’e muhtaç olma’’ sözünün kaynağı.(Emin Çölaşan 06.03.2002 tarihli köşe yazısından alıntı)

Peki şimdi öyle miyiz? HAYIR! Hiç öyle bir durum yok. Bu durumu anlamak için sosyal medyada yazılanlarla hareket etmek değil, gerçeği okumak gerek. Yakın zaman Türkiye tarihini bilmek  gerek, ekonomiyi bilmek gerek, siyaset bilmek gerek. Bugünü anlayabilmek için okumak gerek, öğrenmek gerek, bilmek gerek.

2000’li yılların ilk çeyreğindeyiz, geçmişte olduğu gibi bugünde birileri dünya üzerinde haritalar çizmek ve başkaldırmış ülkeleri hegemonya altına almak için planlar içerisindeler.

Arap baharları ile ülkeler iç karışıklığa sürüklendiler. Bazı ülkeler ekonomik olarak ele geçirildi bazı ülkeler ise kendi içinde ikiye üçe bölündü.

Bu coğrafyada kısa sürede istediklerini alamadıkları tek ülke ise TÜRKİYE oldu bu süreçte. Cumhuriyet mitingleri düzenlediler olmadı, 17-25 Aralık süreciyle başaramadılar, 15 Temmuz’da arzu ettikleri emellerine ulaşamadılar, şimdi ise bize ekonomik baskı ile boyun eğdirip ilk seçimde bu sebeplerden ötürü dünya beşten büyüktür sözünü dile getiren, mazlumların dünya üzerinde ki sesi olan, yiğit adam Recep Tayyip Erdoğan’ı etkisiz hale getirmek istiyorlar.

Biz Abdülhamit ile Reis dönemini mukayese ettiğimizde mübalağa yapmıyor idik. Tarihi olaylar incelendiğinde bunu daha net göreceğiz. O yüzdendir ki “seni Abdülhamit’in yalnızlığına terk etmeyeceğiz” sözünü dillere pelesenk etmişiz.

O gün ki zihniyet Abdülhamit gitsinde ne olursa olsun diyorlardı. İşler kötüye gittiğinde ise “biz sadece Abdülhamit’in gitmesini diledik sonrasını düşünemedik” cümlesinin pişmanlığıyla boğmuşlardır kendilerini.

Bugünde aynı zihniyetin torunları Erdoğan gitsin ne olursa olsun anlayışını benimsemişlerdir. Lakin unuttukları bir şey var biz Reis’i Abdülhamit’in yalnızlığına terk etmeyeceğiz.

Evet, bugün dünya üzerinde küresel çapta bir ekonomik kriz söz konusudur.

Lakin geçmişinden ders çıkaran feraset sahibi milletimiz yine bizi bu girdap içerisinden çıkaracak tek liderin Erdoğan olduğunu çok iyi biliyor. Acele etmeyin her zorluğun ardından bir kolaylık, bir ferahlık elbette vardır. Kendinize ve ülkenize olan inancı kaybetmeyin, ye’se kapılmayın.

Yazımı son zamanlarda duyduğum anonim bir sözle noktalamak isterim.

“Aciziz, beşeriz, kusurluyuz. Başımıza her hal gelir ama yüreğimizde ki ülkü kavi oldukça hiç bir şeyden korkmayız. Kavi tuttuğumuz o ülkü bizi yarına çıkarır.

Unutmayın ki Allah bizimle beraberdir.

 

Mustafa Oktay Düz –Eğitimci/Yazar

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
1 ADET YORUM YAPILDI
Kadir durgun Kasım 29, 2021 / 01:50 Cevapla

Sayın Oktay hocam yazınızı hiç sıkılmadan okudum geriye dönük bir hatırlatma tadında ve gerçekten sonumuz Irak Libya ve son olarak Suriye’de olduğu gibi iç savaşlar çıkartarak bölmeye parçalamaya çalışıyorlar ama reis’in söylediği gibi BAŞARAMAYACAKLAR…

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA