SON DAKİKA

En Son Nokta
Ötek Today

Soylu Habertürk TV’de Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı

İçişleri Bakanı ve AK Parti MKYK Üyesi Süleyman Soylu, Habertürk TV’de Akılda Kalan programında Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı. Soylu, sandık taşımanın bir güvenlik meselesi olduğunu belirterek, “Elinde silah olan değil, sözde milisler vasıtası ile ‘Hangi oyu nereye atacağınızı biliyoruz, o sandıktan o kadar oy çıkmazsa onun hesabını sorarız.’ diyorlar. Özgür ve hür seçim güvenliği için gerekli.” açıklamasında bulundu

Soylu Habertürk TV’de Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı
Bu haber 02 Haziran 2018 - 2:19 'de eklendi. 76 kez okundu.

İçişleri Bakanı ve AK Parti MKYK Üyesi Süleyman Soylu, Habertürk TV’de Akılda Kalan programında Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ”Türkiye’de Tayyip Erdoğan bir siyaset modeli kurdu, bunu iyi anlamak gerekir. Psikolojisini de, nerede devreye gireceğini de en iyi kendisi biliyor. Uzun yıllardır büyük birikime, tecrübeye sahip. Bu iş, partisini de iyi tanımak ister. Kendi kurmadığınız siyasi parti ile ilgili yetenek ortaya koymak zor olur.” dedi.

”16 yıl bir siyasi partiyi iktidarda tutmak mucizedir. Sürekli yenileyeceksiniz, sürekli moral vereceksiniz, bir de çalıştıklarınız kenara çekilince onların motivasyonu bozulmayacak. Bu kolay değil. Bunları yaparken sürekli farklı fikirlere sahip olanları bu meseleye katacaksınız.” diyen Soylu, ”AK Parti’yi herkesin beklentisini karşılayacak bir parti olarak görmek yanlış olur.” dedi.

“HERKESİN BEKLENTİSİNİ KARŞILAMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Soylu, ”Herkesin beklentisini karşılamak mümkün değil. AK Parti’ye herkesin isteklerini karşılayabilecek bir parti olarak bakmak yanlış olur. AK Parti kendisini Türkiye’nin dününden bugününe, bugününden yarınına adayan bir parti. Masada yazılmış bir siyasi parti değil. Doğal ve sürekli hareket eden bir siyasi parti.” ifadelerini kullandı.

SEÇİM GÜVENLİĞİ

24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde taşınmasına karar verilen sandıklara ilişkin eleştiriler ile bu konudaki değerlendirmesi sorulan Soylu, “Bunu en son (Kemal) Kılıçdaroğlu’nun eleştirmesi lazım. Kılıçdaroğlu’nun oralarda hiçbir bilgisi, iddiası da yoktur. Bu bir güvenlik meselesidir. Güvenlik meselesi derken, Doğu’da güvenliksiz bir durum mu var? Doğu’da bir sandık birleştirme söz konusu. Bu geçen seçimde de vardı. Şimdi yeni çıkan kanunlarda bir taşıma ortaya konuldu.” şeklinde konuştu.

Bazı köylerde 2, 3, 4 oy kullanıldığını, buralara sandık kurulu üyelerinin gittiğini anımsatan Soylu, buradan sandıkların merkeze ya da en yakın köye taşınması, birleştirilmesine yönelik bir adım atıldığını anlattı.

Bu birleştirmede okul içerisinde ve daha kolay ulaşılabilir bir noktaya taşımanın söz konusu olduğunu aktaran Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“BÖYLE BİR ŞEY SÖZ KONUSU OLAMAZ”

“Bu konunun Doğu ve Güneydoğu’da tercih edilmesinin temel sebeplerinden bir tanesi de buralarda, bu üst bölgelerde, terör örgütünün kendine ait birtakım baskıları söz konusu olabilir. Silahlı terör örgütleri değil, sözde milisleri vasıtasıyla. Elinde silah olan değil, köy içerisinde PKK’ya, HDP’ye müzahir olanlar vasıtasıyla ‘Aman ha, hangi oyu nereye atacağınızı biliyoruz. Dikkat ediyoruz. Bu sandıktan bu kadar oy çıkmazsa bunun hesabını sorarız.’ deniyor. Bizim görevimiz, özgür ve hür bir seçimi oluşturmak. Seçim güvenliğiyle ilgili hem biz hem de Adalet Bakanımız Milli Güvenlik Kurulunda sunumlar gerçekleştirdik. Burada şöyle bir tablo çıkıyor. Bir yerleşim yerinde 100 oy kullanılıyor, bu 100 oy, ilgili siyasi partiye… Böyle bir şey söz konusu olamaz, o köy içerisinde başka insanlar da var. Eğer taşındı, yine aynısı yapılacaksa onu da bir görelim. Buradaki mahalle baskısını da ortadan kaldırarak, herkesin rahat bir şekilde oy tercini kullanabilmesini temin edebilmek için gerçekleştiriliyor.”

DEMİRTAŞ’A TAHLİYE İSTEĞİ

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi için Millet İttifakı’ndaki cumhurbaşkanı adaylarının çağrılarının hatırlatılması üzerine Soylu, ideolojik aktarımların dışında, bölge insanın derdinin, isteğinin bilinmesi gerektiğini söyledi.

Bunun da Ankara’da plazalarda oturarak birilerinin söylemesiyle bilinemeyeceğini ifade eden Soylu, “Ömründe, hayatında kimin yakasına bir kadın yapışmış da, ‘Sen devletin adamısın, benim kızım dağa çıktı. Onu kurtar.’ demiş. Ankara’dan söylemek kolay.” dedi.

Bölgedeki belediye başkanlarının partisinin eş genel başkanının kim olduğunu soran Soylu, şunları söyledi:

“Bu belediyeler kime bağlıydı? Demirtaş’a. Bu belediyeleri kim idare ediyordu? PKK. Demirtaş PKK ile birlikte belediyeleri idare ederken teröre giden paralar, teröre giden araçlar… Belediyeler ve HDP’nin merkezleri dağa adam alma teşkilatı olarak çalışıyor. Teslim olan PKK’lılara nasıl katıldığını soruyorsun, ‘Ben HDP parti binasına gittim. Sıkıntım vardı. Dediler ki, seni hemen dağa gönderelim. Beni hemen bir araçla birisi aldı, şu şu hattan götürdü.’ Böyle yüzlerce ifade var. Şimdi bütün bunların içerisinde Muharrem İnce veya Akşener veya rahmetli Erbakan’ın partisinin şu anda başında bulunanlar bunları bilip de mi yoksa bilmeden mi konuşuyorlar?”

“MİLLET Mİ ADAY GÖSTERİYOR, ÖYLEMİ ZANNEDİYORSUNUZ?”

“Selahattin Demirtaş’a şu veya bu oranda bir oy çıksa da mı sizin söyledikleriniz böyledir?” şekilde bir soruya karşılık Soylu, “Suçun oy oranıyla silinebilme gibi bir etkisi dünyanın hangi hukuk sisteminde var? Millet mi aday gösteriyor? Öyle mi zannediyorsunuz? Selahattin Demirtaş’ı millet mi aday gösterdi? Selahattin Demirtaş’ı PKK aday gösterdi. Sözlerinden bir gün çıkamazlar. Adım atamazlar.” ifadelerini kullandı.

“HUKUK DEVLETİNDEN BAŞKA SIĞINILACAK BİR ŞEY YOK”

”Benim, sizin, devletin hukukundan başka sığınacağı bir şeyi yok. Bu bölgelerde huzur var. Suçun oy oranı ile silinebilme sistemi dünyanın neresinde var?” diyen Soylu, ”Demirtaş’ı millet mi aday gösteriyor, öyle mi zannediyorsunuz? Demirtaş’ı PKK aday gösterdi. Sözlerinden çıkamazlar, adım atamazlar. O eski günleri getirmek için çaba sarf ederler.” ifadesini kullandı.

Soylu, “Gaziosmanpaşa’dan geldim. Vatandaş diyor ki ‘Allah sizden razı olsun. DHKP-C geliyordu bizden haraç alıyordu ama şimdi alamıyor’. Biz model oluşturduk.” dedi.


SEÇİMDEN SONRA İTTİFAK SÜRER Mİ?

Soylu, ”Bahçeli, Türkiye’nin geleceği için olumlu bir sürece imza atmıştır. O seçimlerden sonra düşünülecek iştir. Bugün o kadar uyumlu, o kadar karşılıklı anlayış işleri içerisinde geçiyor ki, bu Erdoğan’ın devlet ve siyaset tecrübesinden ve Bahçeli’nin tecrübesi, Türkiye düşüncesinden kaynaklanıyor. Devam edip etmemesi yarının işidir. Yarın her ihtiyaç duyulduğunda doğalında da  böyle gidebilir farklı da olabilir.” cevabını verdi. Soylu, ”Biz kaçakçılığı bitirdik. Şimdi yöre halkının ticaretini geliştirmek lazım.” dedi.

“Uyuşturucu meselesi önemli bir mesele. Biz bir kere uyuşturucu meselesinde Avrupa’nın saldırısı altındayız. Bunu kabul etmek gerekiyor, Hollanda, Belçika, Avusturya… Orada kimyasal uyuşturucu, captagon, ecstasy bütün bunları orada üretiyorlar. Ürettikleri zaman bunları Türkiye ve Orta Doğu’ya gönderiyorlar. Bir hat var burada. Bir hat da doğuda var. Afganistan’dan var. Afganistan, Pakistan.

Afganistan kimin elinde, kim yönetiyor? Amerika. Bu kadar basit. 2016’da 5 bin ton eroin, afyon üretiyorlardı. Şimdi 2017’de 9 bin ton üretiyorlar. Bu ne demek? Ben hükümet olarak tedbirimi almak zorundayım. Neyin tedbirini alacağım? Bu 9 bin ton, önemli bir bölümü benim üzerimden geçecek ve benim ülkeme gelecek.”

Suriye’de de Zeytin Dalı Harekatı’nın uyuşturucu üretimini kontrol altına alınmayı sağladığını belirten Soylu, “Bir taraftan kimyasal bir taraftan doğal uyuşturucunun baskısı altındayız. Polis sayımız az, 15 Temmuz’u geçirmişiz ve özellikle bunu fırsat bilip Türkiye’ye abanıyorlar.” dedi.

Afganistan’dan yaşanan göçü anımsatan Soylu, bu göçün nedenine ilişkin yaptığı incelemelere yönelik, “Benim kanaatimi söyleyeyim; Afganistan’daki Amerikan büyükelçisi kim? 15 Temmuz’daki Türkiye büyükelçisi. Hiçbir şey tesadüf olmaz. Yok böyle bir şey.” ifadelerini kullandı.

Soylu, ”Uyuşturucu meselesinde 2016’da sadece 86 bin operasyon yapıldı ve 117 bine çıkarıldı. 2018’in ilk 5 ayında ise 58 bine çıkarıldı. Sürekli olarak bu devam ediyor. Sahada uyuşturucu satıcısı bırakmıyoruz. Bütün bunları o kadar pratik bir şekilde arkadaşlarımız gerçekleştiriyorlar ki, terör ve uyuşturucu haritalarımız var elimizde.  Onları okulların etrafından uzaklaştırdık. Şimdi parklara, sokak aralarına gittiler. Baronlarını da yakalıyoruz. Uyuşturucu konusunda geçen yıldan bu yıla çok daha iyiyiz. Acımasız davranıyoruz.”ifadelerini kullandı.

Soylu, ”Polis sayısı az, 15 Temmuz geçirmişiz. Bir Afgan göçü başladı. Biz ilk olarak İran’a kabahat bulduk, baktık ki bu Afganistan’dan geliyor. ‘Bu sağanağı durdurmamız lazım.’ diye konuştuk. Avrupa ile de konuştuk. Avrupa kendi dayağı yemediği sürece hiçbir şeye itibar etmiyor. Avrupa para ile ego arasına sıkışmış bir dünya olmuş. Afganistan’daki Amerika Büyükelçisi kim. 15 Temmuz’daki Türkiye elçisi, bitti. Hiçbir şey tesadüf olmaz. Yok böyle bir şey. Şöyle bir şeye getireceklerdi bizi; Suriyeliler bir taraftan, Afganlar bir taraftan ne oluyoruz? Biz 15 bin Afganı, Afganistan’a gönderdik ve baskı durdu.” dedi.

ENERJİ BAKANI BERAT ALBAYRAK KONUSU

Bakan Soylu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile aralarında bir problem olduğu iddialarına ilişkin soruya ise Albayrak’ın iyi arkadaşı olduğunu belirterek yanıt verdi. Türkiye’nin enerji alanında planlayan ve yöneten hale geldiğine işaret eden Soylu, Bakan Albayrak’ın bu konudaki başarısına dikkati çekti.

Soylu, “Tezviratlar hep olur, hep yapılacaktır. Hep de gerçekleşir, bizden önceki hükümetlerde de… ‘Bir zokayı yutturabilir miyiz’ diye bakarlar. Bakılacaktır da. Yani bizim de o zokayı yutmamamız lazım. Bu kadar işlerle uğraşan adamlar, bir de bunlarla meşgul olursa yanlış olur. Bir de Berat Bey ile ortak özelliğimiz, ikimiz de Trabzonluyuz. Aynı deredeniz yani.” açıklamasını yaptı.

SORUŞTURMADAN AKLANIP ATANAMAYAN POLİSLER

Soylu, ”Bu kardeşlerimize de şunu söylemek istiyorum. 15 Temmuz öncesi de sonrası da oldu. Bizi bağışlasınlar. Polislik çok önemli bir meslek. Burada bu tespitleri ve tercihleri yaparken çok dikkatli olmalıyız. Karlov cinayetini yaşadık, ben çok sarsıldım. O da bir polisti. Biz çok dikkatli olmalıyız. Lütfen yanlış anlamasınlar bu meseleye böyle baksınlar.” cevabını verdi.

JANDARMA TEŞKİLATINA KADRO

Soylu, “Jandarma teşkilatına kadro açılacak mı?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“2021 yılına kadar jandarmayı profesyonel hale getireceğiz. Her yıl 25-30 bin civarında talebimize ve ihtiyacımıza göre jandarma alacağız. Jandarma içerisinde hani şu anda ‘yükümlü’ dediğimiz askere gidenler var ya bunlar kalmayacaklar. Jandarma tamamen polis gibi profesyonel bir teşkilat hale gelecek.

Bir şey daha söyleyeyim; biz koruculardan jandarma yapıyoruz. Şu anda yaklaşık bin 700 tanesini yaptık, 2 bin 500’ü hazırladık, 5 bin korucuyu uzman çavuş yapıyoruz ve onlara subaylık yolu açıyoruz. Alandaki tecrübesini ve özellikle bir avantajı daha var tabii, sürekli Doğu ve Güneydoğu’da duracak.”

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA